Bir şeyler yazamayışımın nedeni hayatımda ilginç, göze batan, değişiklik olmaması mı acaba? Üniversite öğrencisinin hayatında böyle durumlar olur mu? Bundan 2 hafta önce sanki ağustos ayındaymışız gibi sıcak bir haftada vizelerimin olması ve daha sonraki haftasında hasta olmam ve bir türlü iyileşememem benim için bir değişiklik midir acaba ? Nisan ayının ortasında bu yağmurlu hava, İstanbul'dan uzak olmam, tuttuğum takımın kötü gidişat sergilemesi, sevgilimin vizelerinin başlaması.. Acaba bunlar bir işaret mi?
Geçtiğimiz hafta sonu maça gittim. Hemen yanı başımda deplasman takım seyircisi, sanki kümestelermiş gibi bir camekan içerisindeler, onlarla bizim aramızda özel güvenlik ve kalkanlı polisler vardı. Deplasman seyircisi olmanın verdiği cesaretle diye tahmin ediyorum yaptıkları akıl almaz tezahüratlar, yakılan meşaleler, patlatılan torpiller ister istemez bizi de tetikliyor ve sonunda polisle karşı karşıya kalan gene biz tahrik edilenler oluyoruz.. Birileri yüzünden haksız yere böyle şeyler yaşamak çok üzücü. Bu bize bir işaret sanırım. Beni ve benim gibileri temsil edemeyenler yüzünden birçok şeye maruz kalmak. Hem de haksız yere..Biraz da öğrencilikten bahsediyim. Bana 'üniversiteye gir gerisi kolay' diyen ilk kişiyi bulursam çok pis şeyler yapacağım. 3 sene oldu ve ben hala bu lafı söylüyorum. Sakın ama sakın siz bu söze kanmayın. Üniversite öğrencisi olmak varlık içinde yokluk, yokluk içinde çok yokluk çekmek demek bence.. Her ayın 7'sini beklemek ve ele alınan 280 TL(simge henüz tanımlanmadığı için yazı ile yazmak zorundayım) ile ne yapılabilir ki? Ev kirasını mı vereceksin, alışveriş mi yapacaksın, ortak olduğun faturaların parasını mı vereceksin ve üniversitede öğrenciler arasında nam salmış öğretmenlerin istedikleri ödev, proje vb. şeyler için mi harcayacaksın bu parayı.. Ne bereketli paraymış arkadaş.. Bu da bize bir işaret mi acaba? İlerki yaşamımızda emekli maaşımızla geçimin ne kadar zor olduğunu şimdiden yaşatıyorlar bize. Siz üniversiteye hazırlanan ve daha girmemiş olan kardeşlerim, bacılarım.. Ben bu hatayı yaptım ve siz bu hatayı yapmayın! dersem inanmayın. Üniversiteli olmak çok ama çok güzel bir şey. Bunları yaşamak çok ama çok keyifli. Kısacası, önce cefa sonra sefa ;)
Galiba bundan 4 hafta önceydi. Sevgilimle birlikte Galata Kulesi'ndeydik. Venediklilerin denizcilikte üstün olduğu yıllarda yapılan kule boğazı kontrol altında tutmak için inşa edilmiş. Hazerfen Ahmet Çelebi insanın da kuş misali uçabileceğini göstermek ve kendi yaptığı icada olan takma kanatlara güveni ve de en önemlisi kendine olan güveniyle Galata Kulesi'nden kendini bırakmış ve boğazı geçip Üsküdar'da bir yere inmiş. Tebriklerimi kendisine sunmadan geçemeyeceğim. Ben olsam hayatta kendi yaptığım bir icada güvenip böyle bir şeye kalkışamazdım. Her neyse..
Biz de Venediklilerin yaptığı bu tarihi eseri görmek için kuleye gittik. Gördüğümüz manzara karşısında çok etkilendik. Fotoğraf makinesinin pili bitene kadar resim çektik, çekildik. İstanbul sanki ayaklarımızın altında ve biz de İstanbul'un sahibiydik. İstanbul'u ufacık ve avuçlarınızın içinde görmek isteyenleriniz varsa Galata Kulesi'ne gitmesini önerebilirim. Benim elim doluydu İstanbul'u avuçlarımın içerisinde göremedim ama kesinlikle buna değerdi.. Galata Kulesi'ne ilk kiminle çıkarsan(karşı cinsten biriyle tabi ki) onunla evlenirmişsin. Bu da bir işaret olabilir mi acaba?Yazımın başında yazacak bir şey bulamadım mı demiştim ben? Şimdi de yazdıkça yazasım geliyor. Bir 'dur' demem lazım kendime. Yazımın başlığı da sanırım 'İşaret mi acaba?' olacak.. Siz ne dersiniz? Bunlar bir işaret mi acaba?


.jpg)
