28 Şubat 2012 Salı

Resim, Sergi ve Biz?

Evet evet yanlış okumadınız. Resim, sergi ve biz.. Resimden anlamayan bir insanın gittiği sergiden ne hayır gelir ki? Biz dedim çünkü yalnız değildim. Kız arkadaşımlaydım. Beni sürpriz olsun diye bir sergiye götürdü. Ben de peki öyle olsun diyerek uydum yarime. Gittik sergiye. Bir de bilet aldık. Allahtan ikimiz de öğrenciyiz de sonucunu bilmediğimiz bir şey için az para ödedik. Kapıdaki görevliye biletlerimizi gösterdik ve sergiden içeri girdik. İçerisi tıklım tıklımdı! Sanki bütün İstanbul'daki entel kişiler -biz de dahil olmak üzere- sergide toplanmıştı.. 

Sürrealist Resim

Sürrealist resim nedir? Sürrealist'i anladım da resim nedir? İkisini birleştirip boyaya katıp adam resim yapmış. Biz de serginin ilk bölümü olan sürrealist resim kısmından başladık sergiyi dolaşmaya. Ressam neler düşünmüş öyle!  İnanamadık. Daha doğrusu anlamadık. 1, 2, 3, 4 derken resimleri teker teker gezdik. Resimlerin açıklamasıyla resim arasında bir bağlantı kurmaya çalıştık. Ama gene olmadı.. Hele bir de o kalabalıkta fotoğraf çekenler yok mu.. Sanki anlıyor da resmi fotoğraflıyor. Her neyse.. Biz resimleri dolaşmaya devam ediyoruz. Sevgilime de anlamış numarası yapmak gerekiyor mu gerekmiyor mu düşüncesiyle bakıyorum resimlere. Resimde gördüğüm ilk şeyi göstermeye çalışıyorum. Ama ne anlatıyor diye sorsa "işte bittiğimin resmi" adında bir resim ben olurdum.. 



Sergi Bitti!

Resimleri teker teker dolaştık, anlamaya çalıştık. Ama olmadı.. Çoğul kullandım çünkü gezinirken artık birbirimize düşüncelerimizi itiraf etmiştik. "Ben hiçbir şey anlamadım." Evet tam olarak buydu düşüncelerimiz. Sonrasında yaptığımız eleştiriler de işin eğlenceli kısmıydı.. "Bu resmi ilkokula giden kuzenim yapsa gerizekalının yaptığı resme bak", "eline fırça alan ressam oluyor" gibi.. Ama bir de sergiye gelen entel kesimi göz önünde bulundurursak -ki onların da bir şey anladığını zannetmiyorum- bizim resme dair bir yeteneğimizin, düşüncemizin ve algımızın olmadığı fikrine vardık.. Her resme teker teker bakıp bir şey anlamamış olarak sergiyi tamamladık.. Ama güzel bir tecrübe oldu. Bir daha sürrealist resim sergisi olduğunda sevgilimle sergi yerine boğaza karşı çay içmeye gideceğim.. Fotoğraf makinem de var. Çekmiş fotoğraflarım da var. Kim bilir ileride bir sergi de ben açarım.. Adını da "Sürrealist Fotoğraf" koyup entel kesimin sergime gelmesini sağlarım ;)

24 Şubat 2012 Cuma

Resimm

Galata Köprüsü'nden Hayatın İçinden Bir Panorama...

Sapanca Gölü ve Güneş..

23 Şubat 2012 Perşembe

Aşkın Şarabı..


                         

 AŞKIN ŞARABI           

Denizi içecekmiş gibi bakıyorsun,
Gel iç aşkın şarabını gel herkese sunulmaz bu..
Niye hayır diyorsun ? Molla mısın yoksa?
Sofiler haram dediler bu aşkın şarabına,
Yar doldurur ben içerim şarap benim kime ne?

Çok yazık

Ey zahit şarabı eyle ihtiram insan ol cihanda bu dünya fani..
Ehline helaldir naehline haram,
Biz içeriz bize yoktur vebali..
Ne düşünüyorsun adam?
Kavanoz dipli dünyaya sırtını dönüp gelmedin mi buraya?
Ayık kafan başına bela olmadı mı senin?
Bildiklerin yolunu kesmedi mi?
Şimdiye kadar öğrendiklerin sana hiçbir şey bilmediğini ve anlamadığını öğretmedi mi?


Sevap almak içeriz şarap,
İçmezsek oluruz düçarazap..
Senin aklın ermez bu başka hesap
Meyhanede bulduk biz bu kemali


İç! İç!…

Eurovision



2012 Eurovision Şarkımııızzz:)) Başarılar Can Bonomo :)

20 Şubat 2012 Pazartesi

Bugün Günlerden Aşk..

Eveett.. Bugün günlerden neden Aşk? Niye bugün?

Çünkü bugün hayata dair yaşadığım en güzel gün.. Çok sevdiğim bir kız vardı. Hayatımda gördüğüm en güzel tebessüme sahip kişiydi. Duruşuyla, konuşmasıyla, sözleriyle tam bir hanımefendiydi. Ona hayran kalmıştım. Her fırsatta onu görmek için yapmadığım numara kalmamıştı. Gün bitsin diye can atıyordum. Sırf ertesi gün olsun da sevdiğim, hoşlandığım kişiyi bir kez daha görebileyim diye. Bilirsiniz gün geçtikçe ölüme bir kez daha yaklaşırız. Ama onu görmek bile ölüme değerdi.. Sonunda onunla muhabbeti kurmuş ve arkadaş olmuştum. Sanal ortamda muhabbetten tutun da gün içinde mesajlaşmaya bile başlamıştık. Ve sıra o ana gelmişti.. Artık sevgimi söyleme vakti..

Söyletmedi.. Lütfen söyleme dedi. Anlamıştı söyleyeceğim şeyi.. Israrlarına rağmen dayanamadım ve söyledim.. 'Seni Seviyorum' dedim. Cevap vermemişti hatta sinirle gitmişti yanımdan.. Her şeyin ilacı olan zaman.. Sen nelere kadirsin.. 2 gün oldu 5 gün oldu.. Sevdiğimin yüzüne bakamıyordum. 10 gün oldu belki de daha fazla.. Ama iyi ki de oldu onca gün. Çünkü sevdiğim de beni sevmişti. Benim ilk başlarda ona hissettiğim duyguları artık o bana besliyordu. Böyle bir şeyin olacağını rüyamda görsem inanmazdım. Ama olmuştu.. Tabi eskiler araya girinceye kadar...

Kavga ettik. Görüşmedik 14 gün.. Hani yüzüne utançtan bakamadığım onca gün vardı ya.. Şükretmeliymişim onca güne.. Şimdi onu hiç görmüyordum, sanal ortamda da konuşmuyorduk.. Mesaj mı? Artık mesajlaşmıyorduk da..

Bir gün gördüm sevdiğimi, bana 'merhaba' demişti. Çok mutlu oldum. Ama sadece arkadaşça bir merhaba idi.. Sonunda bulunduğum şehri terketmek zorunda kaldım..

Artık iki farklı şehirde iki farklı insan yaşıyordu.. Günler, aylar geçti.. Gene o ilaç girdi devreye. Zaman!! Tekrardan ilk başlardaki gibi mesajlaşmaya, konuşmaya başlamıştık.. Hatta haftasonları bulunduğum şehirden onu görmeye geliyordum.. Geçen zaman zarfında belli ki birbirimizi özlemiştik. Ben 'sevgi' ile özlemiştim. Sevdiğimin ise beni özlediğini bilmiyordum. Arkadaş olarak görüyor beni diye düşünüp duruyordum.. Derken bir haftasonu gene sevdiğimi görmeye gelmiştim..

Çok değil bundan 2 sene önce bir cumartesi günüydü. Sinema bileti almıştı. Sevdiğim kızla sinemaya gidecektim. Buluştuk sinemanın önünde. Film zamanı gelmişti.. Sinemadaki yerimizi aldık. Yan yana oturuyorduk. Filmin ilk perdesini izlemiş, 2. perde için verilen arada konuşuyorduk. 2. perde başladı. Bir ara sevdiğim filme o kadar dalmıştı ki, ben onu izliyordum o ise filmi.. Aşkla bakıyordum ona.. Farketti bakışlarımı.. Ne oldu? gibisinden bir bakış attı. Ben ise seni seviyorum diyemedim. Onun yerine 'hiç' dedim.. Ama sevdiğim benden cesurdu.. Bana elini uzattı. Hayatımdaki en güzel an gelmişti.. Tuttum elinden. Gözlerime baktı.. Bu sefer 'Seni Seviyorum' diyen sevdiğimdi.. O kadar mutluydum ki.. Seni seviyorum demeyi bile unuttum.. Sarıldık birbirimize..

Bugün günlerden Aşk.. Çünkü 2 sene önce tarih 20.02.2010'u gösterdiğinde ben yeniden doğdum ve bu tarihin adını Aşk olarak değiştirdim..

12 Şubat 2012 Pazar

Merhaba

yeni bir blog kulanıcısı olarak bu ilk mesajımda hayata dair paylaşacağım bir şey bulamadım...